GELİNLİĞİN TARİHÇESİ

Hayattaki en özel ve mutlu günlerden biri olan düğün gününde giyilen gelinliğin değeri kesinlikle tartışılmaz. Gelinliğin önemi yalnızca günümüz için geçerli değil. Geçmişte de aynı şekilde değerliydi. Gelinlikler evlilik törenleri kadar eski bir geçmişe sahip diyebiliriz. Tarihte bilinen ilk gelinlik ise karşımıza MÖ 4000 yılında Eski Mısır'da çıkıyor. Bu dönemde gelinlik olarak beyaz keten giyilirdi, aksesuar olarak da gösterişli taçlar kullanılırdı. Eski Roma'da ise gelinlikte sarı renk kullanılmaktaydı. Orta çağa gelindiğinde ise düğünler iki kişinin birlikteliğinden daha fazlasını ifade ediyordu. Bu düğünler daha ziyade iki aile arasındaki bağı, iş ortaklığını ya da iki ülke arasında olan anlaşmayı temsil ediyordu. Birçok düğün, özellikle soylular ve yüksek sosyal sınıflar arasında, sevgi kaynaklı olmaktan çok politik sebeplerle yapılıyordu. Gelinlerden, sadece kendi güzelliklerini sergilemeleri için değil, ailelerini de en iyi şekilde temsil edecek gelinlikler giyinmeler beklenirdi. Üst sınıflardan olan gelinler, gelinliklerinde pahalı kumaşlar ve iddialı renkler kullanırdı. Böylece gelinlerin çarpıcı renkler, kat kat kürkler, saten ve kadife giymesine sıklıkla rastlanırdı. Kumaşın kaliteli ve gösterişli olmasına dikkat edilmekteydi. Gelinliğin dönüm noktası ise Kraliçe Victoria'nın beyaz gelinlik tercih etmesidir diyebiliriz. Kraliyet ailesi gümüş rengi gelinlik giymesine rağmen Kraliçe Victoria beyaz giymekte ısrar etmiştir. Yüzyıllardır gelinler, kendi sosyal statülerine uygun olarak, daima modaya uygun olan ve pahalı malzemelerin kullanıldığı gelinlikler giymişlerdir. Gelinliğin üzerinde kullanılan pahalı süslemeler, gelinin ailesinin zenginliğini davetlilere gösteren bir araçtı. Günümüzde her bütçeye uygun gelinlik bulmak mümkün.

Osmanlı'da ise giyim kültürü, geniş bir coğrafyada ve farklı kültürlerin ve inançların senteziyle oluştu. Genç kızların süslü ve gösterişli giyinmesi ayıp sayıldığı için, genç kızlar genellikle sade ve göze çarpmayan renklerde giyinirlerdi. Sadece evli kadınlar süslü giyinebildiği için, gelinlik süslü giyinmeye atılan ilk adımdı. Bu gelenek, Cumhuriyetin ilk dönemlerine kadar sürdü. Batılılaşma hareketleri ve Şapka Devrimi ile genç kızların evlilik öncesi giyebildiği renkler ve kıyafetler değişmesine rağmen evlilik öncesi sadelik kuralı değişmedi. Batı kültüründe olduğu gibi Osmanlı kültüründe de gelinliğin biçimi sosyal sınıfa göre değişiklik gösteriyordu. Saray hanedanının, kırsal kesimde ve şehirde yaşayanların benimsedikleri gelinlik biçimleri farklıydı. Saray hanedanlığında kullanılan renk kırmızıyken, halk kesiminde çeşitli renkler kullanılıyordu. İlk beyaz gelinliği, 1898'de Kemalettin Paşa ile evlenen II. Abdülhamid'in kızı Naima Sultan giymiştir. Beyaz gelinlik batılılaşma hareketleriyle birlikte Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde de popüler hale geldi. Günümüzde her modelde gelinlik Türkiye'de de kabul edilmektedir.

VassagoNo8 olarak misyonumuz ve vizyonumuz; geçmişten geleceğe uzanan bu güzel yolculukta, gelin adaylarımızın hayalleri ve ruhlarıyla bütünleşen en özel tasarımları sunarak, her biriniz için çok önemli olan düğün ve nikah tarihlerinizde güzelliğinizi sergilemenize eşlik edebilmektir. Tasarımlarımızın ilham kaynağı, gelin adaylarımızın kendine özgü güzellik sırlarını keşfetmektir. Sizde güzellik sırlarınızı keşfederek hayatınızdaki en özel gününüze eşlik etmemizi dilerseniz, tasarımcımız Sayın Gülşen Kaya ve değerli çalışma ekibi olarak Vassago No8’e bekleriz. Görüşmek dileğiyle, sevgiler.

Vassago No8 Haute Couture Editörü

Fatma YILMAZ






II.Abdülhamid’in kızı Naima Sultan (Osmanlı Dönemi ilk beyaz gelinliği giyen kişi)





















Featured Posts
Recent Posts